Rusya Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik adımlarının nükleer felakete yol açabileceğini belirtti. Müzakerelerden başka yol yok.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, 25 Mart 2026 tarihinde Moskova’da düzenlediği haftalık basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Zaharova, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik politikalarının Orta Doğu’yu ve tüm dünyayı nükleer felakete sürükleyebileceği uyarısını yaptı. Müzakerelerin bu vahim krizden çıkışın tek makul yolu olduğunu vurguladı.
Zaharova, ABD’nin İran’ın nükleer programıyla ilgili müzakereleri savaş hazırlıklarını örtbas etmek için kullandığını iddia etti. Bu durumun diplomasinin açıkça itibarsızlaştırılması anlamına geldiğini belirtti. Müzakere çağrılarının askeri planların düzeltilmesi ve güçlerin yeniden gruplandırılması amacıyla yapılıyor olabileceğine dikkat çekti.
Rusya’nın İran’a yönelik yaklaşımında herhangi bir değişiklik olmadığını aktaran Zaharova, şiddetin sonlandırılmasından yana olduklarını ifade etti. Uzun vadeli, sürdürülebilir bir çözüm için diyaloğun başlatılması gerektiğini belirtti ve bu konuda destek sağlamaya hazır olduklarını ekledi.
İran’ın nükleer stoklarının akıbetine ilişkin olarak ise, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın veya Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile yapılan anlaşmanın bir sınır koymadığını vurguladı. İran’ın bu konuda kendi kararını verme hakkına sahip olduğunu savundu.
Zaharova, İsrail’in Moskova Büyükelçisi Oded Joseph’in Rusya’yı İran konusunda tek taraflı yaklaşım sergilemekle suçlamasına tepki gösterdi. Bu tür açıklamaların kabul edilemez olduğunu belirtti. Rusya’nın çatışma tarafı olmadığını ve değerlendirmelerinin gerçeklere dayandığını söyledi.
Sözcü Zaharova, ABD ile Güney Kore’nin 9-19 Mart tarihlerinde gerçekleştirdiği “Freedom Shield” ortak askeri tatbikatını da değerlendirdi. Bu tatbikatın savaşa açıkça hazırlıktan başka bir şey olmadığını belirtti. Washington ve Seul’un bu tür askeri faaliyetlerinin gerginlik seviyesini düşürmeye katkıda bulunmadığını dile getirdi.
Rusya’nın Amerikan tarafıyla temaslarında, istihbarat bilgilerinin Ukrayna’yla paylaşılmasının kabul edilemez olduğunu sürekli vurguladığını kaydetti. Ukrayna ordusunun bu bilgiler sayesinde Rus topraklarındaki sivil unsurlara Batı üretimli silahlarla saldırılar düzenlediğini ifade etti.
Fransız Donanmasının Akdeniz’de Rusya’nın “gölge filosuna” ait olduğundan şüphelenilen “Deyna” isimli gemiyi durdurmasını da eleştirdi. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin bu tür eylemlerinin kabul edilemez olduğunu ve 1982 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu belirtti. Rusya’nın seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması için elindeki tüm siyasi, hukuki ve diğer araçları kullanacağını aktardı.
Anlık Adana, Adana başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini, güvenilir ve hızlı bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan dijital haber platformudur.
Yorum Yap