İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD halkına mektup yayımlayarak ülkesinin düşmanlığı olmadığını belirtti. Washington’ın bölge politikalarının Amerikan çıkarlarına hizmet edip etmediğini sorguladı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD halkına hitaben yayımladığı açık mektupta önemli açıklamalarda bulundu. Pezeşkiyan, İran’ın hiçbir ülkenin halkıyla düşmanlığı olmadığını belirterek, ABD’nin bölgedeki askeri saldırılarının ve İsrail ile işbirliğinin Amerikan halkının hangi çıkarına hizmet ettiğini sorguladı. Bu çıkış, Washington’ın Ortadoğu politikalarına yönelik Tahran’dan gelen sert eleştirileri yansıtıyor.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, mektubunda “Bu savaş, Amerikan halkının tam olarak hangi çıkarlarına hizmet ediyor? Bir ülkeyi ‘taş devrine’ bombalamaktan övünmek, ABD’nin küresel itibarını daha da zedelemekten başka ne işe yarıyor?” ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan, mevcut durumun bir güç gösterisi değil, stratejik bir şaşkınlık ve çözüm üretememe işareti olduğunu savundu. Dünya bugün bir yol ayrımında bulunuyor ve bunun sonuçları gelecek nesillerin kaderini şekillendirecek.
Pezeşkiyan, İran’ın insanlık tarihinin en eski sürekli medeniyetlerinden biri olduğunu hatırlattı. Ülkesinin modern tarihinde hiçbir zaman saldırganlık, yayılmacılık veya sömürgecilik yolunu seçmediğini belirtti. İran’ın işgaller ve küresel güçlerden gelen baskılara rağmen hiçbir savaşı başlatmadığını, ancak kendisine saldıranları kararlılıkla püskürttüğünü vurguladı.
İran halkının ABD, Avrupa ve komşu ülkeler dahil diğer uluslara karşı düşmanlık beslemediğini ifade eden Cumhurbaşkanı, hükümetler ile halklar arasında net bir ayrım yapmayı sürdürdüklerini kaydetti. Pezeşkiyan, İran’ı bir tehdit olarak göstermenin tarihi gerçeklere uymadığını ve bunun siyasi ve ekonomik çıkarlar için uydurulmuş bir algı olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı, ABD’nin askeri kuvvetlerini ve üslerini en çok İran çevresinde yoğunlaştırdığını belirtti. Bu üslerden yapılan son Amerikan saldırılarının, askeri varlığın tehditkar boyutunu gözler önüne serdiğini savundu. Pezeşkiyan, İran’ın ABD-İsrail ortak saldırılarına karşı misillemelerini meşru müdafaa kapsamında, ölçülü bir karşılık olarak nitelendirdi.
Pezeşkiyan, İran ile ABD arasındaki ilişkilerin başlangıçta düşmanca olmadığını dile getirdi. Ancak 1953’teki darbenin, İran’ın demokratik sürecini bozduğunu ve ABD politikalarına karşı derin bir güvensizlik tohumları ektiğini söyledi. Bu güvensizliğin, ABD’nin Şah rejimini desteklemesi, Saddam Hüseyin’e verdiği destek ve uygulanan yaptırımlarla daha da derinleştiğini vurguladı.
İran Cumhurbaşkanı, İran’a yönelik yaptırımlar ve saldırganlığın halk üzerindeki yıkıcı etkisinin göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Masum çocukların katledilmesi veya altyapının yok edilmesinin ABD’nin küresel itibarını zedelediğini ifade etti. Pezeşkiyan, İran’ın müzakerelerle tüm taahhütlerini yerine getirdiğini, ancak ABD’nin anlaşmadan çekilmesinin çatışmayı tırmandırdığını savundu.
Pezeşkiyan, ABD’nin bu saldırganlığa İsrail’in bir vekil gücü olarak girdiğini iddia etti. İsrail’in İran tehdidini uydurarak dikkatleri Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinden uzaklaştırmaya çalıştığını öne sürdü. Cumhurbaşkanı, “Önce Amerika” söyleminin ABD hükümetinin öncelikleri arasında olup olmadığını sorgulayarak, çatışma yolunun maliyetli ve anlamsız olduğunu vurguladı.
Anlık Adana, Adana başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini, güvenilir ve hızlı bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan dijital haber platformudur.
Yorum Yap