TBMM, amme alacaklarının tecilinden yurt dışı kazanç istisnalarına, teknogirişim şirketleri ve yurt dışından varlık getirilmesine yönelik vergi düzenlemelerini kabul etti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, amme alacaklarının tecilinden yurt dışı kazanç istisnalarına, teknogirişim şirketleri ve nitelikli hizmet merkezlerine yönelik düzenlemeler içeren kapsamlı vergi kanunu teklifini kabul etti. Yeni düzenlemeler, vergiye gönüllü uyumu artırmayı ve yabancı kaynak girişini teşvik etmeyi hedefliyor.
Kabul edilen kanun, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da önemli değişiklikler yapıyor. Buna göre, amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin uygulanması borçluyu zor duruma düşürecekse, borçlunun talebi ve teminat göstermesi şartıyla alacaklı idare, amme alacağını 72 aya kadar faizle tecil edebilecek.
Amme borçlusunun tecil edilen borçlarının toplamı 1 milyon lirayı aşmadığı takdirde teminat şartı aranmayacak. Bu tutarı aşan alacakların tecilinde ise 1 milyon lirayı aşan kısmın yarısı oranında teminat gösterilmesi zorunlu olacak. Cumhurbaşkanı, bu tutarları 10 katına kadar artırma veya yarısına kadar indirme yetkisine sahip olacak.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’na eklenen hükümle, ülkeye yabancı kaynak girişini teşvik etmek amacıyla Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları gelir vergisinden müstesna tutulanlardan veraset yoluyla mal intikallerinde alınacak vergi oranı yüzde 1 olarak belirlendi.
Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterlere sahip teknogirişim şirketlerinde çalışan personele işverenler tarafından bedelsiz veya indirimli verilen pay senetlerine yönelik gelir vergisi istisnası yeniden düzenlendi. İstisnaya konu edilebilecek üst sınır, ilgili yıldaki brüt ücretin iki katı olarak belirlendi.
Pay senetlerinin elde tutulma sürelerine göre istisna edilen verginin iadesi de farklı oranlarda uygulanacak. Pay senetlerinin iktisap tarihinden itibaren 2 yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, 3 ila 4 yıl arasında elden çıkarılması halinde yüzde 75’i, 5 ila 6 yıl arasında elden çıkarılması halinde ise yüzde 25’i gecikme faiziyle işverenden tahsil edilecek.
Ayrıca, Gelir Vergisi Kanunu’na “Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası” başlıklı yeni bir madde eklendi. Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son 3 takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutulacak. Bu hüküm, 1 Ocak 2026’dan itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yürürlüğe girecek.
Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nda tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen personelin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmı için gelir vergisi istisnası uygulanacak. Endüstri Bölgeleri veya İstanbul Finans Merkezi’ndeki belirli merkezler için bu oran brüt asgari ücretin 5 katına kadar çıkabilecek.
Kanun, “Nitelikli hizmet merkezi” tanımını da yaptı. Buna göre, bu merkezler en az 3 farklı ülkede aktif faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna finansal danışmanlık, stratejik yönetim, risk yönetimi, muhasebe, denetim, insan kaynakları gibi çeşitli hizmetler sunan ve yıllık hasılatlarının en az yüzde 80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden sermaye şirketlerini ifade ediyor.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların indirim oranı yüzde 95 olarak belirlendi. İstanbul Finans Merkezi’ndeki kurumlar için bu oran yüzde 100’e kadar çıkabilecek. Bu indirimden yararlanmak için kazancın Türkiye’ye transfer edilmesi ve aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması şartı aranacak.
Nitelikli hizmet merkezlerinin münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançlar için de yüzde 95 indirim oranı uygulanacak. Bu indirim, merkezlerin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren 20 hesap dönemi boyunca geçerli olacak. Ayrıca, sanayi sicil belgesine sahip üretim faaliyetleri ile zirai üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yüzde 12,5 kurumlar vergisi oranı uygulanacak. Bu hükümler 1 Ocak 2026 ve 2027’den itibaren geçerli olacak.
Vergiye gönüllü uyumu artırma hedefiyle, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31 Temmuz 2027’ye kadar banka veya aracı kurumlara bildirilerek Türkiye’ye getirilmesi teşvik ediliyor. Türkiye’deki kanuni defter kayıtlarında yer almayan benzer varlıklar da aynı tarihe kadar bildirilerek kayda alınabilecek.
Bildirilen varlıklar üzerinden yüzde 5 oranında peşin vergi tahsil edilecek. Ancak, varlıkların vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde veya girişim sermayesi yatırım fonlarında belirli süreler (1 yıldan 5 yıla kadar) bulundurulması taahhüt edilmesi halinde vergi oranı yüzde 0’a kadar düşürülebilecek. 1 Ocak 2027’den itibaren yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım uygulanacak.
Bildirime konu edilen varlıklara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacak. Ancak, bildirilen varlıkların süresi içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya taahhütlere uyulmaması gibi durumlarda bu hükümden yararlanılamayacak ve tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faiziyle tahsil edilecek. Cumhurbaşkanı, bildirim süresini bir yıla kadar uzatma yetkisine sahip olacak.
Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’da yapılan düzenlemeyle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen “Teknogirişim” rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanmayacak.
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış dijital şirketler, kuruluş tarihinden itibaren 3 yıla kadar Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nda tanımlı ücret ve aidat ödemelerinden muaf tutulacak.
İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, finansal kurumlara sağlanan yurt dışı tecrübesi olan personel çalıştırma halinde uygulanan gelir vergisi indirimi tüm katılımcıları kapsayacak şekilde genişletildi. Finans merkezindeki kuruluşların kazançları için yüzde 100 olarak uygulanan kurumlar vergisi indirimi 2047 yılına kadar uzatılırken, kuruluş ve izinleri için finansal faaliyet harçları muafiyeti 5 yıldan 20 yıla çıkarıldı.
Anlık Adana, Adana başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini, güvenilir ve hızlı bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan dijital haber platformudur.
Yorum Yap